Arşiv

047

200lü notlar <47> • 16 ağustos 2026 proje çöktüğünde bahaneler çoğunlukla hazırdır: “o, toplantılara gelmemiştir, bu sevgilisinden ayrılmıştır, şu telefonlarını açmıyor; whatsapp’ına bakmıyordur!..” fırat genellikle sokak kedilerini veterinere götürürdü… bi’ keresinde daha yaratıcı bi’ bahane bulmuştu; “evde kombi tamircisini bekleyecekti (tamircinin gelmesi 1 haftayı bulmuştu)…” fırat’la bi’ derdim ...

046

200lü notlar <46> • 15 ağustos 2026 o zalım diyete pazartesi başlamayacaksın fıratcı’m… sigarayı da bi’ pazartesi bırakmamıştın; bildin mi? en insani yanlarımızdan biri… yaşamımızda bi’ şeyleri değiştirmek için “uygun” koşulların oluşmasını bekleriz çoğu zaman… ne yazık ki, o “uygun”, yemek tariflerimizin vazgeçilmezi “aldığı kadar”, “kararınca” ya ...

045

200lü notlar <45> • 14 ağustos 2026 “boş çuval dik durmaz!” byyo-ilef’in efsane hocası emin özdemir’in sıklıkla kullandığı sözlerden biriydi… emeklilik töreninde ona sunduğumuz plaketi “bu çuval dolu” yazılı bir çantanın içine koymuştuk… bi’ başka efsane hoca ünsal oskay ise “bilgilenmekten kaynaklanan mutsuzluk mutluluğun ta kendisidir” diyordu… reklam ...

044

200lü notlar <44> • 13 ağustos 2026 abdurrahim karakoç’un doyumsuz şiirini musa eroğlu’nun yorumuyla dinlemeni öneririm sevgili fırat… yanıldın, bu 200lü notta aşkın tarifini yapmayacağım elbette… ama, sana “ne yaparsan yap aşkla yap” önerisini (“öğüt” dememeye çalışıyorum) yeniden anımsatmayı istedim… aşk kağıda yazılmıyor(sa bile), aşkla yazılabilir, ...

004

200lü notlar <4> • 4 temmuz 2026 reklam atölyesi’nde yarışma dönemlerinde sıkça gördüğüm bir durumdan söz edeceğim… yarışma briefi geldiğinde zil takıp oynayan atölye mensuplarının yüzleri ilk hafta dolmadan asılmaya başlar, ikinci hafta içinde oflayıp puflamalara geçerlerdi… o konudan nefret etmeleri ve “asla duymak bile istememeleri” ...

003

200lü notlar <3> • 3 temmuz 2026 ankara’da, batıkent’te oturup rüzgarlı sokak’ta çalıştığım yıllardı… günaydın grubunda spor servisinde sayfa tasarımcısı olarak çalışıyordum. okuldaşım, ustam ibrahim çeşmecioğlu (ne yazık ki 2011’de yitirdik) batıkent-ulus arasında dolmuşta geçirdiğim süreyi o gün yapacağımız sayfayı zihnimde tasarlamakla geçirmemi öğütlemişti… bu yöntemin ...

002

200lü notlar <2> • 2 temmuz 2026 “kelebek olmadan önce tırtıl olmak zorundasın!..” reklam atölyesi’nde yüzlerce öğrencinin duyduğu sözlerden biriydi… tamam, biz de büyük gazeteciler-televizyoncular olarak gelmiştik okula; sonra çapımızı öğrenmiş, burnumuzun sürtülmesinin ardından yavaş yavaş donanımımızı artırıp yeteneklerimizi keşfetmiştik… yolumuz da büyük oranda o zaman ...

001

200lü notlar <1> • 1 temmuz 2026 markalamanın eski iskandinav dillerindeki "yakmak" veya "ateşle dağlamak" anlamına gelen "brandr" sözcüğüne dayandığını biliyor muydun fırat? tarihsel olarak ilk uygulamaları çiftçilerin hayvanlarını mülkiyet amacıyla kızgın demirle damgalamasıyla ve zanaatkarların eserlerine imza niteliğinde semboller basmasıyla başlamış... bu peşrevden sonra sir john ...

164

100süz notlar <164> • 6 mayıs 2015 nil baransel 'eli acıman' isimli kitabında (2003) j. walter thompson'dan john scott'ın bir sözünü aktarır: 'reklam basit bir iştir. bunu asla unutmayınız! çünkü her zaman böyleymiş gibi görünmez. işin içine daha çok insan ve daha çok para girdikçe, reklamcılık ...

163

100süz notlar <163> • 5 mayıs 2015 sevgili sevinç feyzioğlu 'ilan-reklam farkı'nı anlatmak için bu notu yazdı... ben de keyifle paylaştım... bu notu paylaşırken de, fıkra biriktirdiğim zamanlarda 'reklam metinleri' adıyla kaydettiğim bir belgedeki şu parçayı anımsadım. yanlış anımsamıyorsam, 'funny-groups' adında bir mail grubuydu... metni müge ...