003

200lü notlar <3> • 3 temmuz 2026

ankara’da, batıkent’te oturup rüzgarlı sokak’ta çalıştığım yıllardı… günaydın grubunda spor servisinde sayfa tasarımcısı olarak çalışıyordum. okuldaşım, ustam ibrahim çeşmecioğlu (ne yazık ki 2011’de yitirdik) batıkent-ulus arasında dolmuşta geçirdiğim süreyi o gün yapacağımız sayfayı zihnimde tasarlamakla geçirmemi öğütlemişti… bu yöntemin çok yararını gördüm… pek çok iletişim sorununu yolda geçirdiğim zamanlarda çözdüm…

friedrich nietzsche’nin “bir sorunu çözmek için masada değil, yolda düşünmek gerekir” sözü tam da bu durum için söylenmiş sanki fırat.  hani o “hele bir brief gelsin, kantinde bazlama tost gömerken (şahin abi’ye selam ederim) masada dünyayı kurtaracak o parlak fikri buluruz” rahatlığın var ya; üzgünüm ama reklamcılık tarihi o masalarda çürüyen öngörüsüz projelerle dolu. çünkü sen, daha ajansın kapısından içeri adım atmadan, “biz aslında yeterince hazırlık yap(a)madık ama sunumda doğaçlama patlatırız” diyerek reklamvereni etkileyeceğini sanıyorsun! sahaya inip ayakkabılarınızı eskitmeden, hedef kitleni otobüste ya da metroda gözlemlemeden, yani o konforlu masalardan kalkıp yola düşmeden üreteceğin tek şey, yine revizeye kurban gidecek klişe bir slogan olur. şimdi o eksik hazırlıklarını ve öngörüsüz slaytlarını masada bırak… çünkü gerçek iletişim, yolda yürürken toza toprağa bulananların işidir, kantinde/barda tavana bakanların değil!

#200lünotlar

Yorum ekle: