200lü notlar <47> • 16 ağustos 2026
proje çöktüğünde bahaneler çoğunlukla hazırdır: “o, toplantılara gelmemiştir, bu sevgilisinden ayrılmıştır, şu telefonlarını açmıyor; whatsapp’ına bakmıyordur!..”
fırat genellikle sokak kedilerini veterinere götürürdü… bi’ keresinde daha yaratıcı bi’ bahane bulmuştu; “evde kombi tamircisini bekleyecekti (tamircinin gelmesi 1 haftayı bulmuştu)…”
fırat’la bi’ derdim yok… derdim proje patladığında, müşteri burun kıvırdığında ya da sunumda işler sarpa sardığında hemen geriye çekilip “ben görevimi kusursuz yaptım, tasarımcı yetiştiremedi, metin yazarı odaklanamadı” diyerek ekibini ateşe atan o bencil kurnazla…
ekip arkadaşlarının omuzlarına basarak yükselmeye ya da sorumluluğundan sıyrılmaya çalışan kişiyle! ingilizler’in dünyayı sömürmekten fırsat bulduğu zamanlarda ürettikleri şu atasözü tam da seni işaret ediyor: “işaret parmağınla karşı tarafı suçlarken dikkat et, üç parmağın da seni gösteriyor.” sen bir başkasını işaret ederken; o sürecin neresinde tıkandığını görmeyen, krizi zamanında çözemeyen, ekibe destek çıkmayan ve sorumluluktan kaçan o üç parmağınla bizzat kendini gösterdiğinin farkında bile değilsin! iletişim dünyası tek kişilik dev kadroların değil, sırt sırta verip fırtınayı göğüsleyen gerçek ekiplerin oyun alanı… şimdi o “benim suçum değil” ucuzluğunu bırak; önce kendi payına düşen sorumluluğu cesaretle üstlen, elini taşın altına koy ve suçlamak yerine ekibinle birlikte çözümün bir parçası ol ki, sektörde bencil bir figüran değil, güvenilen gerçek bir takım oyuncusu olasın!
bir haftada gelen kombi tamircisini izmir ya da antalya’da değil, ankara’da beklemiş olsan da sana inanıyorum fırat! öperim gözlerinden…
#200lünotlar