200lü notlar <45> • 14 ağustos 2026
“boş çuval dik durmaz!” byyo-ilef’in efsane hocası emin özdemir’in sıklıkla kullandığı sözlerden biriydi… emeklilik töreninde ona sunduğumuz plaketi “bu çuval dolu” yazılı bir çantanın içine koymuştuk…
bi’ başka efsane hoca ünsal oskay ise “bilgilenmekten kaynaklanan mutsuzluk mutluluğun ta kendisidir” diyordu…
reklam atölyesi’nde sık sık öğrencilere “bi’ bizim hocalarımıza bakın, bi’ sizinkilere!” derdim eskiden… ilev için yürüttüğümüz “bur’dayım hocam” serisindeki özgeçmişlere bakınca, bunu her seferinde yeniden dile getirme gereksinimini duyuyorum.
aptal(ca) cesareti ve gözükaralığı dışında bi’ meziyeti bulunmayan insanların “o iş bende” sözünü duyunca tüyleri diken diken olana derya öztürk’e de selam ederim bur’dan…
egemen grupların elinde, tezgahlarının bekası için başlı başına bir araca dönüşen cehalet, sanırım hiç bu kadar saygın olmamıştı geçmişte… cehalete övgü bu denli günlük yaşamımıza sızmamıştı.
o nedenle sevgili dostum, diploma-sertifika koleksiyonun ve janjanlı linkedin profilinle “ben her şeyi çözdüm” havasında ortalıkta caka satmayı bi’ yana bırakmanı öneririm! kibrinin gözünü karartmasına izin vermeni de…
bilim felsefesinin devi karl popper’ın “gerçek cehalet bilginin yokluğu değil, onu edinmeyi reddetmektir.” sözünü bi’ yerlere not et lütfen… bir şeyi bilmemek sorun değil; sorun olan, o kaskatı önyargıların ve kibir zırhın yüzünden öğrenmeye, dönüşmeye ve gelişime kapılarını tamamen kapatman! şimdi “ben oldum” ukalalığını ve bilgiye karşı sergilediğin o katı direnci bir kenara bırak; cehaletin o tatlı uykusundan uyanıp öğrenmenin, merak etmenin ve kendini her gün baştan yaratmanın peşine düş ki, değişen dünyanın altında ezilip bir fosile dönüşmeyesin!
not: üzerinde çalıştığı konuya ara verdiğinde bilim ve teknik dergisi’nden makale okuyan ertuğ tuğalan’a da ayrıca selam ederim.
bitirelim mi fırat?
#200lünotlar