046

200lü notlar <46> • 15 ağustos 2026

o zalım diyete pazartesi başlamayacaksın fıratcı’m… sigarayı da bi’ pazartesi bırakmamıştın; bildin mi?

en insani yanlarımızdan biri… yaşamımızda bi’ şeyleri değiştirmek için “uygun” koşulların oluşmasını bekleriz çoğu zaman… ne yazık ki, o “uygun”, yemek tariflerimizin vazgeçilmezi “aldığı kadar”, “kararınca” ya da “kulak memesi kıvamında”da olduğu gibi muğlaktır.

“bütün büyük yolculukların tek bir adımla başladığını”, “yolculuğun önündeki en büyük engelin kapının eşiği olduğunu” unutmaya eğilimliyiz…

bağdaş kurup oturduğumuz minder ya da yerçekimi etkisini iyice artıran o yumuşacık kanepeden kalkıp yola koyulmak; kaç zamandır zihnimizde çevirdiğimiz o işe başlamak bi’ anlamda konfor alanımızı terketmektir.

ancak internette dolaşan şu kadim çin atasözü gerçeği yüzüne çarpıverir birden: “yürüyen üç aptal, oturan üç bilgeden daha çok yol alır.”

bütün gününü kuramlar üretip, en kusursuz anı, en doğru koşulları ve en parlak fikri bekleyerek o konforlu koltuğunda ziyan ederken; deneyimsizlerin, eksik gedik de olsa iş üretenlerin fersah fersah önüne geçtiğini görürsün.

sen o aşırı düşünme felcinle ve kusursuzluk takıntınla yerinde sayıp sadece konuşurken; yanlış yapmaktan korkmayan, bodoslama yola çıkan ve yolda düşe kalka öğrenenler çok yol aldı bile! unutma ki, “buradan yanlış yapma özgürlüğüne sahipsin” ilkesi bi’ reklam atölyesi sözüydü…

o nedenle şimdi o gözünde büyüttüğün engelleri, “henüz hazır değilim” kuruntularını ve oturduğun yerden dünyayı kurtarma havasını bırak; olgunlaşmamış olsa da ilk adımını at, o kamerayı çalıştır, o metni yaz ve yola koyul ki, manzaranın tadını çıkarabilesin!

pazartesi mi başlayacaksın fırat?

#200lünotlar

Yorum ekle: