Arşiv

070

200lü notlar <70> • 8 eylül 2026 12 yıl önce bu sözü paylaşmışım: “atölye’de iki şeyle baş etmemiz gerekiyor: ‘ben hiçbir şeyim’ ve ‘ben her şeyim!’” (100süz notlar, 32). “ben hiçbir şeyim” diyen yüzlerce öğrencinin aslında ne olduğunu gösterme şansımız oldu; bundan dolayı mutluyum… “ben her ...

059

200lü notlar <59> • 28 ağustos 2026 90’ların sonu, 2000’li yılların başı olmalı… türk telekom’un şirketleşme dönemi… o dönemde önemli bir ankara ajansı olan reta’da tt’nin iletişim çalışmalarına destek vermeye, devlet-i âli’nin asık suratını gülümsetmeye çalışıyoruz… o dönemde tt bir yönetim danışmanlığı şirketi olan andersen’den hizmet ...

165

100süz notlar <165> • 7 mayıs 2015 alain de botton, 'görmek ve fark etmek' isimli kitabında (2011) kullanıyor bu ifadeyi: 'neyin zafer, neyin yenilgi olduğunu belirleyen, koyduğumuz hedeflerdir.' bir hedef belirlemek, o hedefe doğru adım atmak, hedefe yürürüyen yolda manzaranın tadını çıkarmak gibi ayrıntılardan önceki notlarda söz ...

164

100süz notlar <164> • 6 mayıs 2015 nil baransel 'eli acıman' isimli kitabında (2003) j. walter thompson'dan john scott'ın bir sözünü aktarır: 'reklam basit bir iştir. bunu asla unutmayınız! çünkü her zaman böyleymiş gibi görünmez. işin içine daha çok insan ve daha çok para girdikçe, reklamcılık ...

163

100süz notlar <163> • 5 mayıs 2015 sevgili sevinç feyzioğlu 'ilan-reklam farkı'nı anlatmak için bu notu yazdı... ben de keyifle paylaştım... bu notu paylaşırken de, fıkra biriktirdiğim zamanlarda 'reklam metinleri' adıyla kaydettiğim bir belgedeki şu parçayı anımsadım. yanlış anımsamıyorsam, 'funny-groups' adında bir mail grubuydu... metni müge ...

162

100süz notlar <162> • 4 mayıs 2015 henry james 'bir yazar, hiçbir şeyin kaybolmasına izin vermez' buyurmuş. sözümüzün yazarı amerikalı henry james (1843-1916) ise eğer, ifade yazınsal açıdan değerlendirilmelidir. ancak, ben doğrudan doğruya reklamcılık ekseninde bakacağım. önceki notlarda yaratıcılığı tanımlarken 'iki bilinenden bir bilinmeyene ulaşma süreci' olarak ...

161

100süz notlar <161> • 4 mayıs 2015 reklam atölyesi'nin eski zamanlarından bir sözle karşındayım yine: 'fikrinize hülya koçyiğit gibi anne değil, erol taş gibi baba olun.' hülya koçyiğit ve erol taşın kendi kimlikleri değil, filmlerinde canlandırdıkları kimliklerine dayanan bir söz olduğunu açıklamama gerek yok sanırım. reklam ...

160

100süz notlar <160> • 2 mayıs 2015 'istemeyen, hiçbir şey elde edemez' deyimini bi' zamandır yazmayı istiyordum. aslında bu yazı 'istemek' ve 'gereğini yapmak' üzerine olacak... o zaman; şöyle de söyleyebiliriz: 'düşlemek' ve 'gereğini yapmak!..' adamın biri piyangodan büyük ikramiye çıkması için habire tanrıya yalvarırmış. melekler bu ...

159

100süz notlar <159> • 1 mayıs 2015 roger enrico ve jesse kornbluth ‘kola savaşı nasıl kazanıldı’ isimli kitapta (1987) ‘iyi, çok yetenekli insanlar, sadece kendilerine saygı gösteren ve inandıkları, iyi yöneticiler için çalışırlar’ diyorlar. reklamcılıkta henüz emeklediğim günlerde bir iş görüşmesi için kent mobilyaları üreten dokap’a gitmiştim. ...

158

100süz notlar <158> • 30 nisan 2015 scott barry kaufmann ‘yaratıcı kişiler’i tanımlarken, ‘yeni deneyimler ve değişik duygular yaşamayı severler. bu da yaratıcı üretkenliğe yol açan önemli bir öngörü kazanmalarını sağlar’ diyor ve ekliyor ‘yeni deneyimlere açık olmak, yaratıcı başarının en önemli yapı taşıdır.’ değişik bilgiler edinmek, ...