Arşiv

133

100süz notlar <133> • 5 nisan 2015 1998'den 2012'ye kadar geçen dönemde uluslararası reklamcılık derneği (iaa) türkiye bölümü'nün düzenlediği üniversitelerarası reklam yarışması'nın hazırlık dönemlerinde sıkça ettiğim laflardan biriydi bu... öğrenci ajanslarının tasarladığı kimi kampanyalara bunu söyleyerek itiraz ettim... örneğin, genç evliliklerin genç anneliklerin önlenmesine ilişkin kampanyada, ...

132

100süz notlar <132> • 5 nisan 2015 ddb'nin kurucusu (isimdeki 'b'nin müsebbibi) bill bernbach 'iyi reklam, kötü reklam yoktur. bazı koşullarda iyi olan, başka koşullarda kötü olabilir' der ve ulu geyiğin de önünü açar 'reklamın iyisi kötüsü olmaz!..' yooo... olur be fırat!... iyi reklam varsa kötü reklam ...

131

100süz notlar <131> • 3 nisan 2015 'reklamınızın büyük bir fikri yoksa karanlık gecede geçip giden bir gemi gibi asla fark edilmez' diyor usta... şimdi fırat'ın çıkıp 'yok ya'u... şöyleyken şöyle, böyleyken böyle' diyecek hali yok ya! hayatımın önemlice bi' bölümü reklam atölyesi'ndeki sefillere her gün binlerce ...

130

100süz notlar <130> • 2 nisan 2015 yıl 2004... uluslararası reklamcılık derneği (iaa) türkiye bölümü'nün üniversitelerarası reklam yarışması için hazırlanıyor öğrenciler konu; 'genç evliliklerin ve genç anneliklerin önlenmesi...' çok sayıda başvuru var... ilef ön elemesini yapıyoruz... öğle saatlerine kadar 4-5 kötü kampanya dinlemişiz; jüri üyeleri sıkkın... ...

129

100süz notlar <129> • 1 nisan 2015 ‘bazen zor problemleri çözmenin yolu; şaşırtıcıdır ama, sadece gerçeği söylemektir’ diye buyurmuş üstad. katılmamak mümkün değil... en iyi örneğini mi soruyorsun? tanktan bozma, hava soğutmalı, çirkin bir arabanın amerika lansmanı. efsanevi ‘küçük düşün (think small)’ kampanyasından söz ediyorum. sen tut ...

128

100süz notlar <128> • 31 mart 2015 ‘kusura bakma, kısa yazacak kadar zamanım yoktu...’ blaise pascal’a adreslenen, ancak, kimi metinlerde mark twain, voltaire ve bernand shaw’a da yakıştırılan söz... muhtemelen yazarlık konulu pek çok kursun ve dersin ayetlerinden biridir... ‘uzun yazın, sonra kısaltın’ da öyle... ekmeğini bu ...

127

100süz notlar <127> • 30 mart 2015 ilef’teki kılavuzluk sürecimin ilk zamanlarında istanbul’dan ‘kurtlar sofrası, orman yasalarının geçerli olduğu acımasız bir dünya’ olarak söz ederdim öğrencilere... istanbul’a kapağı atmaya çalışan öğrencileri ‘burada bir akvaryumun dingin sularındasınız. oysa sokakta azgın dereler ve denizler var’ diyerek vazgeçirmeye çalışırdım... ...

126

100süz notlar <126> • 29 mart 2015 ışığın cisimlere çarptıktan sonra gözümüzde bıraktığı etkiye renk denir (cisme nasıl çarpıyorsa artık). ışık bir cisme çarptığında cisim ışığın içindeki 7 renkten (sarı, kırmızı, turuncu, mavi, yeşil, mor, lacivert) birisini emer diğerlerini yansıtır. sen cismi yansıttığı renkte görürsün. bu ...

125

100süz notlar <125> • 28 mart 2015 aziz yayla meslektaşlarını hacamat etmeyi kafasına koymuş gibi görünüyor... ‘tasarımcı, kibrit denince çöp değil, ışık gören kişidir’ diyerek tasarım erbabını devlet başa yaparken, ‘sokaktaki adam gibi bakabilme yetisini kaybetmiştir; hayat boyu onu bulmaya çalışır’la kuzgun leşe taşıyor... doğal olarak işin ...

124

100süz notlar <124> • 27 mart 2015 1998 ya da 99; tam anımsayamıyorum... ilef öğrencileri uluslararası reklamcılık derneği'nin (iaa) üniversitelerarası reklam yarışması'na hazırlanıyorlar... konu emniyet kemeri ve acayip işler tasarlanıyor... o dönemde 'reklam atölyesi'nin generalleri'nden 3 öğrenci ajans oluşturmuşlar, ilef ön elemesine katılacaklar... öğrenciliğin şanından sayılan ...