Arşiv

142

100süz notlar <142> • 14 nisan 2015 muhterem ilgüner 'türkiye’de marka yaratma ve yaşatmanın altın kuralları' kitabında (2006) 'marka ciddi bir iştir. günü kurtarmak için değil yarını inşa etmek için yaratılır ve yaşatılır' diyor. 90'lı yıllarda foto muhabirleri derneği'nin lokalinde otururken (zafer çarşısı'nın üstünde kocaman bir mekandı... ...

141

100süz notlar <141> • 13 nisan 2015 notumuzun yazarı kenan kılıç kastamonu üniversitesi kastamonu myo radyo tv teknolojisi bölümü’nde öğretim görevlisi. sinema ve popüler kültürle ilgili bir yığın ders verirken bir yandan da gazi üniversitesi’nde yüksek lisans öğrenimi görüyor... ‘bir bakışta iletişim’ adlı kitabın editörlüğünü yaşar ...

140

100süz notlar <140> • 12 nisan 2015 antov çehov'a göre oyunun başında sahnede bir tüfek varsa, o tüfek oyunun sonunda mutlaka patlamalıdır. reklamın ayrıntılardan arınmasını, gereksiz tüm ögelerin sahneden, ilandan, dijital araçlardan kesinlikle çıkarılması gerektiğini anlatırken sıkça başvurduğum bir söz bu... basın yayın yüksekokulu'ndan dönem arkadaşım, ...

139

100süz notlar <139> • 11 nisan 2015 temel aksoy, blog yazısında ‘marka insan zihninde yaratılan anlamdır’ diyor. şimdi gel sen bunu eski kuşak üreticiye anlat. adam diyor ki, ‘şu kadar metrekare kapalı alanım, şu kadar bayim, şu kadar araçtan oluşan dağıtım filom, yıllık şu kadar üretimim, ...

138

100süz notlar <138> • 10 nisan 2015 ludwig wittgenstein ‘dehanın ışığı, başka, doğru-düzgün bir insanınkinden daha çok değildir. ama deha, bu ışığı belli türden bir mercekle yakıcı bir noktada toplar' dediğinde 1940’tı... ben bizzat duymadım, ama, yazılanlardan alıntıladım. daha pek çok şey söylemişti elbette (bunların bazılarını ...

099

invictus (fethedilemez) üzerime çöken gecenin ardında, her şey derin bir çukur kadar kara, şükrederim hangi tanrılar verdiyse, bu fethedilemez ruhu bana.   kötü olayların pençesine düştüğüm anda bile, ne ürktüm, ne sızlandım yüksek sesle… kaderin sopası altında, kana bulandı ama eğilmedi başım asla.   gazap ve gözyaşlarıyla dolu bir mekanda, gölgelerin korkusudur beliren aslında. yıllar gözdağı verse de ...

137

100süz notlar <137> • 9 nisan 2015 reklam atölyesi öğrencilerinin her dem sordukları bir soru: 'reklam metni hangi uzunlukta olmalı?' bu soruyu şöyle yanıtlayabilsem sefil öğrenci milleti ne kadar da rahat ederdi: '-eğer varsa- başlığın 5 katından 5 sözcük eksik (bağlaçlar dahil)!' 'yeteri kadar!' yanıtının ne kadar ...

136

100süz notlar <136> • 8 nisan 2015 gülriz sururi "biz kadınlar" isimli kitabında (doğan kitap, 2004) "acı olan, çok insanın var olan yeteneğini, mükemmele ulaşamama endişesi yüzünden ortaya çıkarmaktan vazgeçmesidir. kusursuza ulaşamam endişesinden, yazdığı öyküyü, şiiri çekmecesine hapseden, ‘'ya beğenmezlerse, ya alay ederlerse, ya eleştirirlerse ne ...

135

100süz notlar <135> • 7 nisan 2015 (notu grup gündoğarken'in "rüzgar" şarkısını dinleyerek okumanı öneririm...) ankara üniversitesi basın yayın yüksek okulu'ndan dönem arkadaşım (o kadar uzun bir süre okudum ki, "sınıf arkadaşı" kavramı anlamını yitirdi) sevgili sevinç feyzioğlu kibar bir kadın olduğu için "sizli-bizli" ifade etmiş notu: ...

134

100süz notlar <134> • 6 nisan 2015 italyan sosyolog pareto 'mind and society' kitabında insanların iki gruba ayrılabileceğini ifade eder... bu iki grubu spekülatörler ve hazır yiyiciler (rantiyeler) olarak adlandırır. notu yazarken spekülatör yerine fırsatçı sözcüğünü yeğledim. söyleyemediğim sözcükleri kullanmamaya çalışıyorum (şansım olsa, yazmazdım da)... pareto ...