072

200lü notlar <72> • 10 eylül 2026

bu ülke çok ihanet gördü sevgili fırat… yurdu demir ağlarla örmekten, tam bağımsız türkiye düşünden vazgeçerken gördü… nato’ya girmek için ödünler verirken gördü… enerji anlaşmaları yaparken, salt kendi ikbali için olmadık sözleşmelere imza atılırken gördü… bu ihanetlerin belki de en büyüğü, ağalık, beylik, şeyhlik, şıhlık düzeni değişmesin, köylerde birer ışık kaynağı olacak aydınlık insanlar yetişmesin diye köy enstitüleri kapatılırken gördü…

kimi kaynaklarda çin, kimi kaynaklarda ise kızılderili atasözü olarak paylaşılan “Bir yıl refah görmek istiyorsan tahıl, on yıl refah görmek istiyorsan ağaç, yüz yıl refah görmek istiyorsan insan yetiştir” sözünün ifade ettiği şeyin tam karşıtını yapan bir anlayışla yaşamak zorunda kaldık ne yazık ki!..

derdim siyasi tarih üzerine iri sözler etmek değil sevgili fırat; konuyu başka bi’ yere bağlayacağım. reklamcılık sektörünün insan kaynağına…

iş kolumuzdaki karar vericilerin vurgusu giderek artan bir yakınmaları var: “üniversiteler adam yetiştirmiyor.” dün vardı, bugün var, (ne yazık ki) yarın daha çok olacak (üniversitelerimizin durumu herkesçe biliniyor)… iş kolumuzun karar vericilerine “peki, siz ajansınızda çalışacak insanların yetişmesi için neler yapıyorsunuz” sorusunu yöneltip bir öneride bulunacağım (bunu daha önce ard üyesi ajanslar için de önermiştim): üniversitelerin reklamcılık bölümleriyle işbirliği içinde parlak öğrencileri saptayıp onlara “çalışma bursu” verseniz.. öğrenci, derslerinden arta kalan zamanını ajansınızda geçirse… böylelikle ajans değerlerinizi benimsemiş, ajans ikliminizi erken dönemde yaşamış bu öğrenciler okullarını bitirdiğinde (en azından belli bir süre boyunca) ajansınızda çalışsa… bu öneri mesem adı verilen sömürü ve kölelik düzeneğinden ayrı tutulmalı bence!

bi’ öneri benimki…

#200lünotlar

Yorum ekle: