017

200lü notlar <17> • 17 temmuz 2026

sevgili geleceğin auteur yönetmeni, her vize öncesi “kafamda muazzam bir varoluşsal kriz hikayesi var, kesin ödül alırım” diyerek jüriyi etkileyeceğini sanan o aşırı özgüvenli sinema neferi! “konu çok derin abi, toplumsal yaralara parmak basıyorum” diyerek kamerayı dümdüz bir yere koyup iki saatlik monolog çekerek dahi olamazsınız; o derin vizyonun ne yazık ki izleyiciyi salonda sadece derin bir uykuya sevk eder. yönetmen armağan pekkaya’nın o sözünü kurgu masasına oturmadan önce aklına kazı: “nasıl söylediğin ne söylediğinin çatısıdır.” yani o çok güvendiğin muazzam hikayen, eğer doğru bir ışıkla, o heyecan fırtınasını hissettiren bir kurgu ritmiyle ve özgün bir kadraj estetiğiyle örülmemişse, ilk rüzgarda çöken derme çatma bir gecekonduya dönüşür! sinema ve televizyon, sadece felsefe yapma yeri değil, o felsefeyi görsele ve sese dökerek insanları büyüleme sanatıdır. şimdi o “konu çok iyi zaten gerisi mühim değil” yanılsamasını bir kenara bırak; kameranın açısıyla, ışığın gölgesiyle, sesin tasarımıyla o çatıyı öyle sağlam ve estetik kur ki, dünya senin o şahane hikayeni ağzı açık izlesin! geç vizörün ardına ve o çatıyı inşa etmeye başla! #200lünotlar

Paylaş:

Yorum ekle: