200lü notlar <12> • 12 temmuz 2026
bakıyorum da o havalı “her şeyi bilen stratejist” maskeni takmış, toplantılarda sadece bilgece başını sallayarak kreatif direktörleri etkileyeceğini sanıyorsun. müşteri o karmaşık teknik terimleri, anlaşılmaz pazar verilerini havada uçuştururken “aman şimdi cahil görünmeyeyim” diye sessizce köşende acı çekiyorsun ya; işte en büyük hatayı orada yapıyorsun! alvan feinstein’ın o eşsiz sözünü kulağına küpe yap: “aptalca sorular sorun. eğer sormazsanız aptal kalmaya devam edersiniz.” strateji dediğin şey, herkesin “biliyoruz” diye geçiştirdiği o en temel, en saf ve hatta dışarıdan bakınca en “salakça” görünen soruların altından çıkar. o yüzden o entelektüel egonu ve “havalı stratejist” duruşunu bir kenara at; o havalı toplantı odasında herkesin sormaya korktuğu o en düz, en çıplak soruyu patlat ki markanın asıl açmazını ortaya çıkarasın. unutma, toplantıda iki dakika “bu ne saçma soru” bakışlarına maruz kalmak, ömür boyu vizyonsuz ve temelsiz stratejiler üreten bir reklamcı olarak kalmaktan çok daha iyidir; hadi şimdi aç ağzını ve o dahi fikri doğuracak o şahane “aptal soru”yu sor! #200lünotlar